Makaleler - Bebeklerde Beslenme


  Dr. Asya Armağan
Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı


    
Yenidoğanın ilk karşılaştığı nesne besindir . Bebek, doğumu izleyen dakikalar içinde anne memesiyle henüz tanışmamışsa, elini, sarıldığı bez parçasını vb. ulaşabildiği nesneleri emmeye başlar. Annesine kavuştuğu andan itibaren de memeye sarılır. Bebek memeyi yalnız açlık nedeniyle değil, zevk için de emer. Normal ve sağlıklı olarak doğan bebekler emme ve yutma yetilerine sahiptirler ve kendi beslenme düzenlerini sağlamada onlara açlık ve doygunluk döngüleri yardımcı olur. İçgüdüsel olarak emerler ve gıda alırlar. Aldıkları besinin miktarını da kendileri belirlerler. Bu onların genetik zenginlikleriyle ilişkilidir.

     Anne ve babalar, yaşamının ilk günlerinden başlayarak kısa sürede bebeğin verdiği sinyalleri algılar ve ona uygun yanıt verirler. Bebek de anne-babanın yanıtları ile yaşamın ilk günlerinden başlayarak duygusal ve fiziksel duyumları ayırt etmeyi öğrenir. Anne ve babalar bebeğin gereksinimlerine zamanında, uygun yanıtlar veremediğinde (aşırı kaygılı, ketleyici bir şekilde hareket edildiğinde ya da bebeğin isteklerine ayrım göstermeksizin izin verildiğinde) bebek bir karışıklık yaşamakta, açlık ve susuzluk gibi bedensel duyumları, duygulardan ayıramamaktadır. Sonuç olarak çocuğun yeme işlevi, onun fizyolojik gereksinimleri tarafından değil, duygusal deneyimleri aracılığıyla belirlenmeye ve kontrol edilmeye başlar.

     Beslenme yalnızca bebeğin yetilerine ve özelliklerine bağlı değildir, aynı zamanda anne veya sürekli bakım veren kişinin özellik ve yetilerine bağlı olarak karşılıklı yaşanan bir süreçtir. Satter'a göre bebek beslenmeye karşı az ya da çok belirgin bir ilgi ortaya koyarken, anne de beslemeye hazır ve isteklidir, ya da değildir. Beslenme başladığında anne ve bebek birlikte , karşılıklı olarak az ya da çok esneklik ve beceri ortaya koyarlar.

     Bebekler, kendi beslenmelerini düzenleyebilme yetileri ile doğdukları gibi, yemeye ve yaşamlarını sürdürmeye isteklidirler. Anne bebeğinin bağımsızlığına ve yetilerine saygılı ve izin verici davranırken, bir yandan da bebeğin yiyebileceği gıdayı, onun gelişim düzeyine uygun biçimde sunabilmelidir. Bebeğin, verilen gıdayı çiğneyebileceğine ilişkin uyarısını algılayarak, yarı katı gıdalara geçilmesi farklı bir yeme biçiminin kabulünü kolaylaştıracaktır. Gıdayı kabul edip etmemeyi anne, çocuğun seçimine bırakmalıdır. Bebekler, doğal olarak kendilerine ilk kez sunulan bir yiyeceği yemeye korkarlar. Ancak aynı yiyecekle defalarca karşılaşırlarsa ve her defasında ortam olumlu ise yiyeceği kabullenebilirler. Baskı, ödüllendirme ya da pazarlık yaparak gıda tercihini değiştirmek, yeni gıdalara geçmek zordur. Bu tür tutumlar beslenme ilişkisinin bozulmasına ve beslenme sorunlarına yol açar.  Besinle annenin eşdeğer sayılması ilk yıllarda beslenme ilişkisinin belirli bir niteliğidir; annelerin  eskiden beri öznel olarak hissettikleri şey, yani çocuğun her yemek reddini kendilerine karşı düşmanca bir davranış olarak algılamaları, bu davranışı kendilerinin de aşırı duyarlılıkla ve olumsuz duygularla yanıtlamaları da bunu doğrulamaktadır. Yemeği anne yerine az çok ilgisiz bir başkası verdiğinde yeme zorluğunun neden ortadan kaybolduğunu da bununla açıklayabiliriz. Ayrıca, anneyle çocuğun her ayrılışının hemen beslenme durumunda bir değişikliğe yol açmasını da anlayabiliyoruz. Ayrılık kaygısı durumunda, yemeyi tümden reddetme  kadar, aşırı yeme isteği de görülebilir.

     Beslenme sırasında yaşanan anne-bebek etkileşimi ile bebekler kendine dönük durumdan çıkar, çevreyle ilişkide aktif hale gelirler. Nitelikli ve yeterli bir beslenme ilişkisi bebeğin dil-bilişsel gelişimini olumlu yönde etkilerken, bakım veren kişilere güvenli bağlanma geliştirmesini ve ayrılma-bireyleşme döneminin de sağlıklı bir biçimde aşılmasını sağlar. 

     Bir çocuğun kendi yemek gereksinimini kendi başına karşılayabilmesine; yani besin alışını kendi açlık ya da tokluk döngüsüne, yemeğin miktar ve türüne göre; bakıcısıyla olan ilişkilerinden veya bilinçli ya da bilinçdışı fantezi dünyasından etkilenmeksizin yapabilmesine kadar hayli zaman geçmesi gerekir. Bebeklik döneminde geçici beslenme güçlükleri sıklıkla yaşansa da bunlar beslenme bozuklukları grubu içinde yer almazlar. Bu nedenle beslenme sorunları nedeniyle getirilen çocuklarda ayrıntılı beslenme ilişkisi öyküsü alınması, anneyi hatta anneanneyi de içerecek şekilde diğer kuşakların da irdelenmesi sorunun anlaşılması ve tedavisi açısından büyük önem taşır.

» Toplam Ziyaretçi: 3915
Copyright © CARE-DER - Tüm hakları saklıdır.